Yukarı Bavyera ve Anadolu düğünlerinin karşılaştırması
Yukarı Bavyera düğünü görmüş birinin Türk düğününden “korkması” için hiçbir neden yoktur!
“Kendi düğünündeki çoğu davetliyi tanımıyorsan, Türksündür.” Almanlar, Türklerin izdivaç kültürünü anlatmak için sık sık bu alaysı ifadeyi kullanırlar. Ama bunu söyleyenlerin çok azı ve hatta Almanların çoğu şimdiye kadar Yukarı Bavyera’nın geleneksel düğünlerine katılmamıştır.
Türk düğünleri için yaptığımız tespit Yukarı Bavyera için de aynen geçerlidir.
Devamını oku
Almancı! – Paralel dünyalar ve özel ilgi grupları hakkında
50′li yılların sonundan itibaren Almanya’ya gelmeye başlayan Türk misafir işçiler, memleketlerinde “Almancı” olarak anılır.
İlk başta kulağa hoş gelse de bu kelimeden kasıt çok daha farklıydı. Anadolu’nun ücra bir köşesinden uzaklardaki Almanya’ya gidip kötü işlerde çalışarak eli para tutan, genellikle de okuma yazma bilmeyen cahil kişiler böyle anılırdı. “Almancı”nın uzun yıllar memlekette pek ahım şahım itibarının olduğu söylenemez. Ancak bavulunda Alman çikolatasıyla çıkıp geldiğinde belki övgüye mazhar olurdu.
Devamını oku
Dolmuş Berlin’de
Vaktim olursa İstanbul’un sarı taksileri yerine dolmuşa binmeyi tercih ediyorum.
Dolmuş, adı üstünde, harekete geçmek için dolmayı bekleyen bir taşıma aracı.
Eskiden gösterişli Amerikan arabaları dolmuş olarak kullanılırdı. Günümüzdeyse yolcular değnekçilerin düdük çaldığı duraklardaki minibüslere biniyor.
Devamını oku
İşçiler ve mimari
Mimarinin, bir şehrin mimarisinin, özellikle de görmüş geçirmiş bir şehrin mimarisinin o şehrin sınırları içinde yer aldığı ülkenin tarihine ilişkin ne çok veri sağladığı bilinen, açık bir olgudur. O mimari, o binalar kadar açıkta bir şey. Tabii, bizdeki gibi yüzlece yıllık hamamların, sarnıçların üzerine işhanları, otoparklar geçirilmemişse ki sırf Eminönü’nde böyle yüzlerce tarihi bina esnaflarca gizlenmiş, kapaklanmıştır.
Devamını oku
Dağda yaşayanların dindarlığı
Bavyera’daki Türkler hayatlarından neden bu kadar memnunlar?
Dağlar doğanın amansız gücüdür. Aniden değişen havanın kopardığı fırtına ve yağmur vadide yaşayan canlılara ölüm getirir. Bu her mevsim böyledir. Dağlardaki keçiyolları emin değildir, yardan düşen her zaman sağ kurtulamaz.
Bu tehlikeler yüzünden dünyanın bütün dağlık bölgelerinde yaşayanlar fazlasıyla dindardırlar. Tanrının kendilerini koruması için inançlarını güçlendirirler. Bu Himalayalar’da da, Anadolu’da da, Bavyera dağlarında da böyledir. Doğu Karadeniz Dağları tıpkı Karwendel gibidir.
Devamını oku










Geri bildirim